Son Dakika | S-400’ler satılacak mı? MSB’den dikkat çeken açıklama

Son dakika s 400ler satilacak mi msbden dikkat ceken aciklama gJCYAEEB
Son Dakika | S-400’ler satılacak mı? MSB’den dikkat çeken açıklama

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Bakanlık, Avrupa Parlamentosu‘nun Kıbrıs kararını reddedip sert tepki gösterirken Suriye ve Mısır ile askerî ilişkiler hakkında bilgi verdi.

Millî Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında S-400 hava savunma sistemlerinin geleceğine ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, sistemlerle ilgili çalışmaların farklı boyutlarıyla sürdüğünü belirtti.

S-400’LER İÇİN AÇIKLAMA

Bakanlığın açıklamasında, “S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır.” denildi.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın alması, Ankara ile Washington arasında uzun süredir devam eden savunma krizine yol açmıştı. Türkiye, 2019’da F-35 savaş uçağı programından çıkarılmış, 2020’de ise Savunma Sanayii Başkanlığına CAATSA kapsamında yaptırım uygulanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında yaptırımları kaldıracağını açıklamış, Türkiye’ye F-35 satışı konusunda ise henüz kesin karar vermediğini söylemişti. Ancak CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için ABD mevzuatından ve Kongreden kaynaklanan engeller bulunuyor.

S-400 sistemlerinin adı açıklanmayan bir Körfez ülkesine satılabileceği de gündeme geldi.

Avrupa Parlamentosunun Kıbrıs kararı reddedildi

Bakanlık, Avrupa Parlamentosunun 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kabul ettiği karara da sert tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kıbrıs Türk halkının Ada’da maruz kaldığı sistematik saldırılar, katliam ve zorla göç ettirmeler üzerine Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran 1974 Barış Harekâtı hakkında, Avrupa Parlamentosu tarafından kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamları, toplu mezarları ve yıllarca süren insanlık dışı saldırıları görmezden gelen bu karar, Avrupa Parlamentosundaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir.

1963’ten itibaren Enosis hedefi doğrultusunda 103 Türk köyünü yakıp yıkan, yaklaşık 30 bin Kıbrıs Türkünü yurdundan eden terör örgütü EOKA tarafından, masum kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledilmiştir. Kanlı Noel’de, Ayvasıl’da, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da tüm Dünya’nın gözü önünde işlenen katliamları görmezden gelenlerin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizi suçlamaya kalkması trajikomiktir.

Türkiye, garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini hedef alan saldırılara Kıbrıs Barış Harekâtı ile son vermiş, Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtarmış, Ada’da barış ve güvenliği tesis etmiştir. Türk askerinin Ada’daki varlığı, yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs Türk halkının hak, menfaat ve güvenliğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamaya devam edecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün, her zamankinden daha fazla kararlıdır.”

SURİYE İLE DENİZ ALANINDA İŞBİRLĞİ

Toplantıda, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret hakkında da bilgi verildi.

Bakanlık açıklamasında, “Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu kapsamda; Deniz Kuvvetlerimizi Komutanımız ve beraberindeki heyet tarafından Türkiye ve Suriye arasında denizcilik alanında askerî iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirmek, iki ülkenin ortak ilgi alanına giren konuların görüşülmesi maksadıyla 13 Temmuz 2026 tarihinde Suriye’ye ziyaret gerçekleştirilmiştir.” denildi.

“TÜRKİYE VE MISIR ARASINDA ASKERİ İŞ BİRLİĞİ ÖNEMLİ İVME KAZANDI”

Bakanlık, Türkiye ile Mısır arasında son dönemde artan üst düzey temasların askerî ilişkilere de yansıdığını bildirdi.

Açıklamada, “Türkiye ile Mısır arasında köklü tarihî ve kültürel bağlara dayanan güçlü bir ortak miras bulunmaktadır. Türkiye ile Mısır arasındaki son dönemde gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaretler sonucunda askerî iş birliği de önemli bir ivme kazanmıştır. Savunma ve güvenlik alanındaki diyaloğun güçlendirilmesi amacıyla askerî heyetler düzeyinde gerçekleştirilen karşılıklı temaslarla iş birliğinin kapsamı genişletilmiş, askerî eğitim, müşterek faaliyetler ve savunma sanayii alanlarında somut adımlar atılmıştır. Haziran 2026’da önce Mısır’da ve müteakiben Türkiye’de hava unsurlarının katılımıyla icra edilen tatbikatlar, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine, müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına ve karşılıklı tecrübe paylaşımının güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamıştır.” ifadelerine yer verildi.

İki ülkenin savunma bakanları arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından bir iyi niyet mektubu imzalandığı kaydedildi.

Bakanlık, “Bu kapsamda, Millî Savunma Bakanımız ile Mısır Savunma Bakanı arasında ülkemizde gerçekleştirilen görüşmelerde, ikili savunma ve güvenlik konuları ile iş birliğinin geliştirilmesine yönelik hususlar ele alınmış, görüşmelerin ardından “Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu” imzalanmıştır. Söz konusu belge, Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal bir zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koymakta; tarihî bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde daha da derinleştirilmesine, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir iradeyi de göstermektedir.” açıklamasını yaptı.

———————-

S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır.

AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA KIBRIS KONUSUNDA ALINAN KARAR

Kıbrıs Türk halkının Ada’da maruz kaldığı sistematik saldırılar, katliam ve zorla göç ettirmeler üzerine Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran 1974 Barış Harekâtı hakkında, Avrupa Parlamentosu tarafından kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamları, toplu mezarları ve yıllarca süren insanlık dışı saldırıları görmezden gelen bu karar, Avrupa Parlamentosundaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir.

1963’ten itibaren Enosis hedefi doğrultusunda 103 Türk köyünü yakıp yıkan, yaklaşık 30 bin Kıbrıs Türkünü yurdundan eden terör örgütü EOKA tarafından, masum kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledilmiştir. Kanlı Noel’de, Ayvasıl’da, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da tüm Dünya’nın gözü önünde işlenen katliamları görmezden gelenlerin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizi suçlamaya kalkması trajikomiktir.

Türkiye, garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan meşru hak ve yetkileri çerçevesinde, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve güvenliğini hedef alan saldırılara Kıbrıs Barış Harekâtı ile son vermiş, Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtarmış, Ada’da barış ve güvenliği tesis etmiştir. Türk askerinin Ada’daki varlığı, yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, garantör devlet olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs Türk halkının hak, menfaat ve güvenliğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlamaya devam edecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün, her zamankinden daha fazla kararlıdır.

SURİYE’YE GERÇEKLEŞEN LİMAN ZİYARETİ

Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu kapsamda; Deniz Kuvvetlerimizi Komutanımız ve beraberindeki heyet tarafından Türkiye ve Suriye arasında denizcilik alanında askerî iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirmek, iki ülkenin ortak ilgi alanına giren konuların görüşülmesi maksadıyla 13 Temmuz 2026 tarihinde Suriye’ye ziyaret gerçekleştirilmiştir.

TÜRKİYE- MISIR SAVUNMA İLİŞKİLERİNİN SON DÖNEMDEKİ GELİŞİMİ

Türkiye ile Mısır arasında köklü tarihî ve kültürel bağlara dayanan güçlü bir ortak miras bulunmaktadır. Türkiye ile Mısır arasındaki son dönemde gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaretler sonucunda askerî iş birliği de önemli bir ivme kazanmıştır. Savunma ve güvenlik alanındaki diyaloğun güçlendirilmesi amacıyla askerî heyetler düzeyinde gerçekleştirilen karşılıklı temaslarla iş birliğinin kapsamı genişletilmiş, askerî eğitim, müşterek faaliyetler ve savunma sanayii alanlarında somut adımlar atılmıştır. Haziran 2026’da önce Mısır’da ve müteakiben Türkiye’de hava unsurlarının katılımıyla icra edilen tatbikatlar, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine, müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına ve karşılıklı tecrübe paylaşımının güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamıştır.

Bu kapsamda, Millî Savunma Bakanımız ile Mısır Savunma Bakanı arasında ülkemizde gerçekleştirilen görüşmelerde, ikili savunma ve güvenlik konuları ile iş birliğinin geliştirilmesine yönelik hususlar ele alınmış, görüşmelerin ardından “Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu” imzalanmıştır. Söz konusu belge, Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal bir zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koymakta; tarihî bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde daha da derinleştirilmesine, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir iradeyi de göstermektedir.

Ayrıntılar geliyor…

yok

Author: Ayşe Şahin