ABD Enflasyon Verileri Altın ve Gümüş Piyasalarını Nasıl Etkiledi?

17 Mayıs 2026 tarihinde ABD yönetiminin İran’ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi, Orta Doğu’daki gerilimlerin sürebileceği endişesini artırarak dikkat çekti. Bu durum, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına dair kaygıları da beraberinde getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın karşı teklifini “kabul edilemez” buldu ve taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer program konularındaki anlaşmazlıkların devam ettiği bildirildi.

ABD’de enflasyon verilerinin beklenenden yüksek çıkması, emtia piyasalarında önemli bir fiyatlama faktörü haline geldi. Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda yüzde 3,8 oranında artış göstererek Mayıs 2023’ten bu yana en büyük yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın, TÜFE’deki yükselişin yüzde 40’ından fazlasını oluşturduğu vurgulandı. Aynı zamanda gıda fiyatlarında artış yönlü baskının güçlendiği belirtildi. Üretici fiyatlarındaki görünüm de maliyet baskıları konusunda endişeleri artırdı; nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1,4 artış ile Mart 2022’den bu yana en sert yükselişi gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

ABD Senatosu’nun Kevin Warsh’ı 54’e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikalarındaki belirsizlikleri artırdı. Analistler, Warsh’ın göreve gelmesiyle birlikte Fed’in iletişim stratejisinin, bilanço yönetiminin ve faiz patikasının yeniden şekillenebileceğini ifade ederken, yüksek enflasyon verilerinin faiz indirim beklentilerini erteleyebileceğini belirtti.

Diğer bir önemli gelişme ise Trump’ın Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve oldu. Zirve sonucunda Hürmüz Boğazı’nın enerji akışını sürdürecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kalındığı açıklandı. Bu durum, petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli bir geri çekilmeye neden olsa da, somut bir çözüm önerilmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklık, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk primini korudu. Trump’ın, Çin’in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından takip edildi.

Değerli metaller, ABD’deki enflasyon verilerinin ardından Fed’in para politikası beklentilerinin değişmesiyle düşüş yaşadı. Yüksek enflasyon, Fed’in faiz indirim sürecini erteleyebileceği algısını artırarak, faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttı. Özellikle gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali olarak en fazla satış baskısı altında kalan ürün oldu. Doların değer kazanması ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüşün fiyatını olumsuz etkiledi. İsviçre bankası UBS’nin gümüş piyasasındaki açık beklentisinin küçülmesi de fiyatlar üzerinde baskı yaratan unsurlar arasında yer aldı. Bu gelişmeler sonucunda değerli metallerde ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 5,5, paladyumda yüzde 5,2, altında ve platinde yüzde 3,8 oranında geriledi.

Baz metallerdeki fiyatlamalar ise jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine dair beklentilerle karışık bir seyir izledi. Hafta boyunca Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, piyasalardaki dalgalanmaların artmasına neden oldu.

Author: Ayşe Şahin